SİNEMA

Alfred Hitchcock imzalı 5 kayıp film

Tüm zamanların en iyi yönetmenleri arasında yer alan, korku-gerilim filmlerinin usta yönetmeni Alfred Hitchcock… Seyirciye tam anlamıyla gerilimi yaşatabilmek adına kullandığı teknikler sinemanın temel taşlarını oluşturmuş olup halâ kullanılmaya devam ediyor. Çektiği 70’den fazla filminin içinde yer alan ve “Hitchcock’un 5 kayıp filmi” olarak anılan yapıtlarla karşınızdayız.

“Hitchcock’un 5 kayıp filmi” olarak adlandırılan aralarında Rear Window ve Vertigo gibi klasikleşmiş iki eserinin de bulunduğu 1948 ve 1958 yıları arasında çektiği beş filmi, zamanında telif hakları ile ilgili sorunlar sebebiyle 30 yıl seyirci ile buluşamadı. Yıllar sonra Alfred Hitchcock bu 5 filmin telif haklarını tekrar üzerine aldı ve ölümünden sonra bu haklar kızı Patricia Hitchcock’a geçti. Kızı da filmleri ancak 1984 yılında seyirciyle buluşturabildi. Gelelim filmlere… 

Ölüm Kararı/Rope (1948)

Rope 1948

Hitchcock’un tek bir mekanda geçen ilk renkli filmidir. Baş rollerinde James Stewart, John Dall ve Farley Granger gibi isimlerin yer aldığı filmde, iki parlak üniversite öğrencisi olan Phillip ve Brandon’ın hikayesine tanık oluyoruz. Bu iki kafadar kusursuz cinayetin var olduğunu kanıtlamak ve böylece kendi zekalarını ispatlamak için eski sınıf arkadaşlarını öldürürler. Arkadaşları David Kentley’nin cesedini evde bir sandığa saklayarak, büyük bir soğukkanlılıkla evlerinde bir davet verirler. Hiçbir şeyden haberi olmayan insanlar davetin tadını çıkarmaya çalışırken, konuklar arasında bir isim ortamda yolunda gitmeyene şeylerin farkına varmaya başlar…

Arka Pencere/Rear Window (1954)

rear window 1954.

Rear Window, Alfred Hitchcock deyince ilk akla gelen kült filmlerinden. Filmde, mesleği fotoğrafçılık olan ve bir iş kazası geçirip 1,5-2 ay kadar ayağı alçıya alınan L.B. Jeffries, arka penceresinden komşularının hayatlarını takip etmeye başlar. Hatta bunu bir takıntı haline getirir. Komşulardan biri ortadan kaybolunca komşusunun, karısını öldürdüğünden şüphelenir. İzleyicin merak duygusunu kabartan filmin baş rollerinde ise James Stewart, Grace Kelly, Wendell Corey ve Thelma Ritter isimleri yer alıyor.

Harry ile Derdimiz/The Trouble with Harry (1955)

The Trouble with Harry 1955

Alfred Hitchcock bu filminde, sinemanın iki temel unsuru olan korku/gerilim ve komediyi birleştirerek muhteşem bir kara komedi oluşturmuştur. John Forsythe, Edmund Gwenn ve Shirley MacLaine’ın baş rolleri paylaştığı filmde, bulunan tüm karakterler Harry’nin katili olduklarını düşünürler. Gömüldüğü yerde kalamayan Harry’nin cesedini, oradan oraya taşıyıp dururlar.

Çok Şey Bilen Adam/The Man Who Knew Too Much (1956)

The Man Who Knew Too Much 1956

Alfred Hitchcock ilk olarak 1934 yılında çektiği bu filmi, 1956 yılında tekrar çekerek seyirciye sunmuştur. Ayrıca bu şekilde tekrar çektiği tek filmidir. Filmde, doktor olan Ben McKenna ailesiyle tatil için gittiği Fas’ta bir cinayete tanık olur ve öldürülen adam ona bir şeyler fısıldar. Duyduğu bu büyük sırla baş başa kalan Ben, kendisini bulan ajanlar tarafından tehdit edilir. Oğlunun kaçırılmasıyla devam eden filmde, Ben ve ailesi kendilerini bir casusluk şebekesi içinde bulur. Filmin baş rollerinde bir Hitchcock klasiği olan James Stewart’ın yanı sıra Doris Day, Brenda de Banzie ve Bernard Miles isimlerini görüyoruz.

Ölüm Korkusu/Vertigo (1958)

vertigo-1958

Alfred Hitchcock imzalı, tutku üzerine gizemli ve gerilimli bir filmi.  Baş rollerde tabii ki James Stewart başta olmak üzere Kim Novak, Barbara Bel Geddes ve Tom Helmore isimlerinin yer filmin konusu şöyle: Bir polis dedektifi olan Scottie Fergusson bir suçluyu kovalarken, damdan düşen ortağını kurtaramaz. Bu da yükseklik korkusunun başlamasına neden olur. Polisliği bırakıp özel dedektiflik yapmaya başlayan Scottie’yi, eski okul arkadaşı Gavin Elster, karısını takip etmesi için tutar. Genç kadının peşinden San Fransisco’ya giden Scottie içinde bulunduğu karmakarışık olayları çözmeye çalışır.

Yorum yapılmamış

Yorum yaz

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Önceki liste

Kekova turu boyunca görülecek yerler

Sonraki liste

İstanbul’da her güne bir sosyete pazarı

Büşra Avcılar

Büşra Avcılar

Kendimi bazı cümlelerle tanımlayarak bir kalıp oluşturduğumda, aslında çoğu insanın da bu şekilde olduğunu düşündüğüm için sadece “insanım” demek bana egosuz geliyor. Ayrıca insanların yalın halinden çok, egosuz halini severim...