Spor

10 maddeyle NBA playoff heyecanı

Saliselere kadar bölünebilen heyecanı, oyun içi dinamikleri, atmosferi ve taraftar kültürüyle gönlümüzde bambaşka bir yeri var NBA playoff’larının. Heyecan doruğa tırmanırken, NBA’yi diğer basketbol liglerine kıyasla bu kadar ayrıcalıklı yapan 10 maddeyi belirledik.

1. Sahura kalkar gibi NBA’ye kalkmak

Üniversite öğrencileri ya da henüz kronik iş bulma süreçlerinin ortasında olan, mecazi olarak değil sahiden “gecesini gündüze katmış”ların NBA’yi yayıla yayıla takip edebildiği bir gerçek. Peki ya çalışanlar? Çalışan NBA sevenler arasında da fedakarlıktan hiç kaçınmayanlar var. Özellikle final maçlarını takip edebilmek için yıllık izinlerini bu zamana denk getirenleri mi ararsınız, NBA maçları için kendini gece vardiyasına yazdıranları mı, yoksa işyerinde uyuklama pahasına alarmı geceye kurup maçları izleyenleri mi…

2. Kaan Kural ve bir tomar dolusu hohohoKaan Kural

Türkiye’de basketbol denince Murat Murathanoğlu ile birlikte akla gelen isimlerden bir tanesi kesinlikle Kaan Kural’dır. Murat Murathanoğlu son dönemde daha çok Türkiye Basketbol ligi üzerinde yoğunlaşsa da, Kaan Kural için NBA adeta bir yaşam tarzıdır. Ve hayatının odak noktasına aldığı bu müthiş sevgiyi de Türkiye’de birçok kişiye maç yayınları sırasında yaptığı orijinal yorumları ve kendine has kahkahasıyla aşılamıştır. Dolayısıyla sırf Kaan Kural’ın esprileri ve verdiği bilgiler için bile sabahlamaya değecektir.

3. NBA’de son düdük çalmadan maç bitmezNBA zaman

Basketbolun diğer spor dallarından en önemli farkı, “an”ların ön planda olması ve mücadelenin neredeyse hiç bitmemesidir. Yani basketbolda ilk düdükle birlikte başlayan mücadele, son saniye, hatta son saliseye kadar devam eder. Farkın açıldığı maçlarda dahi, bir takımın 20-25 sayı gerilerden oyuna yeniden ortak olma hikayesi, oldukça rastlanılabilir bir durumdur.

4. NBA rekabetin şovla buluşmasıdırNBA playoff

Globalleşen dünyada sporun başka bir rolü olduğu aşikar. Yani artık basketbol, sadece basketbol değil. İşin şovu da oyunun bir parçası oldu. Şov deyince sadece oyun dışı görsel ve estetik gösterileri kastetmiyoruz, bu şova oyuncuların maç içerisindeki gösterişli smaçları, blokları, inanılmaz üçlükleri dahil.

5. NBA varsa her zaman bir hikaye vardır

Sporun doğasında onu cazip kılan temel bir mihenk taşı vardır: Hikaye. Bu hikayeye ulaşmada, mücadele ve rekabet yalnızca tamamlayıcı birer araç halini alıyor. Her şey bu güzel, bu önceden kestirilemeyen hikayeleri yakalamak içindir. Müsabakaları bu kadar heyecanlı ve anlamlı kılan şey, tam olarak bu. İşte bu durum, NBA kitlesinin epey farkında olduğu bir durum. 33 saniyede tek başına tam 13 sayı kaydederek maçı takımına getiren Mc Grady’nin direnişi de bu hikayelerden biri. Bu kararlılık, hırs, inanç ve mücadelenin rüzgar olduğu sayısız geri dönüş hikayesi NBA’de, Avrupa ve dünya basketboluna oranla çok daha sık görülebiliyor.

6. NBA’de takımlar arasında mutlak bir güç farkı yokturNBA takım

NBA’de diğer basketbol liglerinin aksine kümeye düşmek yoktur. Bu durum, şikenin önüne geçerken uzun süreli yapılanmalara zemin hazırlıyor. Diğer taraftan yok olmak gibi endişe verici duygulara izin vermeyerek, görselliğin, estetiğin, kısacası basketbol sanatının daha rahat bir şekilde yaşanmasına olanak sağlıyor. Öte yandan ligi son sırada bitiren takımların, bir sonraki sene daha güçlü bir takım kurabilmesi için, Draft seçimlerinde onlara avantaj sağlanıyor, yani transfer önceliği veriliyor. Bu bakımdan NBA’de hiçbir takımın mutlaka hegemonyasından bahsetmek olanaksız. Bir sene şampiyon olan bir takım, bu dengeleyici öğe sayesinde, bir sonraki sene playofflara girmekte zorlanabilir. Bir sene ligi son sırada bitiren takım, sonraki sene şampiyonluğa oynayabilir.

7. NBA’de salonlar, takımlarının başarısıyla doğru orantılı dolmazNBA taraftar

Ülkemizde yerleşmiş bir spor kültürü olmadığı için ve doğrudan sonuç odaklı bakıldığı için, izleyici / müşteri / seyirci sıfatlarından çok, daha net bir tavırla “taraftar” olgusu ön planda tutuluyor. Bu da spor müsabakalarına olan ilginin sonuçlarla ilgili olduğu bir ülkede, ligden erken kopan bir takımın, bu amaçsızlığı içerisinde yalnız bırakılması anlamına geliyor. Oysa NBA liginde şehirler, basketbol takımlarına sonuçlar ne olursa olsun bütün bir sene boyunca destek vermeyi sürdürüyor. Herhangi bir hedefi ya da iddiası kalmasa bile, yerleşik bir spor kültürü olduğu için, taraftar duygusuyla değil de, bizzat o görsel şovun müşterisi gibi de yaklaşabiliyorlar. Hal böyle olunca sonuçlar, o kadar da önemli olmuyor. Eğlenmek, keyifli zaman geçirmek, ligin bütününe değil, o günkü müsabakaya yoğunlaşmak, temel yaklaşım.

8. NBA’deki gururlarımız

NBA Turk oyuncular

Birçok Türk basketbolcu için NBA arenasına dahil olmak kariyeri için bir zirve nokta. Genç yaşlardan itibaren bazı takımların draft listelerine dahil olan epey basketbolcumuz var. Fakat bunların sadece belli bir kısmı NBA’de uzun vadeli bir kariyer yapabildi ve tutunabildi. Mirsad Türkcan, bu adımı atmayı becerebilmiş ilk Türk basketbolcu olarak tarihe geçti. Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur ise NBA’de en uzun süre forma giyen basketbolculardan… NBA’de kısa bir macera geçiren Semih Erden, İbrahim Kutluay dışında, Ömer Aşık, Furkan Aldemir, Ersan İlyasova, Enes Kanter gibi isimler şu an kariyerine burada devam eden isimler arasında.

9. Yok artık LeBron James

Lebron James

NBA’de 2014/2015 normal sezonu geride kaldı. Nisan ayında başlayan NBA playoff maçlarının da artık son halkasına geldik. Doğu birincisi Clevland ile Batı birincisi Golden State arasındaki büyük mücadele perşembeyi cumaya bağlayan gece, Sports Tv’de 04.00 sularında başlıyor. Bu büyük seride Clevland’ın en büyük kozu hiç şüphesiz LeBron James olacak. NBA kariyerine başladığı takım olan Clevland’a yeniden dönerek, onları dip noktadan zirveye taşıyan ve takımın bütün havasını kısa sürede değiştiren LeBron James, kariyeri boyunca maç başına yaklaşık olarak 28 sayıyla oynuyor. Saha içersinde atletik yapısı, inanılmaz kuvveti ve taraftarla olan iletişimiyle bu şovun en önemli parçalarından biri olan dev adamın neler yapabileceği merak konusu.

10. Bir bacaksız sihirbaz: Curry

Stephen Curry

NBA’de uzun yıllar boyunca ligin en dibine demir atmış takımlardan biri olan Golden State’in genç basketbolcuları artık büyümeye başladı. Takıma gelen doğru yan parçalarla birlikte, müthiş bir momentum tutturan, doğru ve akıcı bir hücum basketbolu oynamayı başaran Golden State, kuşkusuz bu senenin en iyi çıkış yapan takımı. Bu başarının da mimarı elbette küçük sihirbaz Stephen Curry. Keskin zekası, serbest atış atar gibi gönderdiği üçlükleri, asistleri ve müthiş liderliğiyle Curry, NBA playoff heyecanı konusunda deneyimli olan Lebron’u epeyce zorlayacak gibi. Golden State kadrosunun tek handikapı, hiç şüphesiz bu seviyeleri ilk kez oynayan bir takım olması. Yedinci maça kadar taşınması muhtemel bu müthiş final serisi için şimdiden uyku planınızı belirleyin. NBA playoff

İŞTE FİNAL MAÇLARININ PROGRAMI

NBA

Yorum yapılmamış

Yorum yaz

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Önceki liste

İyi ki bestelenmiş dedirten 10 Nazım Hikmet şiiri

Sonraki liste

A'dan Z'ye Serenay Sarıkaya

Erkan Şemin

Erkan Şemin