TİYATRO

Parkta Güzel Bir Gün oyununu izlemek için 3 neden

Moda Sahnesi’nin bu sezona bomba gibi giren oyunu Parkta Güzel Bir Gün salonunu doldurmaya devam ederken, hâlâ izlememiş olanları bir kez daha düşündürecek 3 neden sıraladık. 

Mert Fırat, Didem Balçın ve Volkan Yosunlu’nun rol aldığı Parkta Güzel Bir Gün’ü izlemek için nedenlere geçmeden önce kısaca konusundan bahsedelim. İskoç yazar Kieran Lynn’in kaleme aldığı hikayede, iki sevgili parkta otururken bir güvenlik görevlisi gelip tam ortalarından naylon bir şeritle sınır çekiyor. Bu dakikadan sonra ayrı ülkelerin vatandaşları olan iki sevgili sınırı geçip birbirlerine kavuşmaya çalışırken, durumun trajikomikliği giderek artıyor. Kısacası yüzyıllardır dünyanın gündeminden düşmeyen sınır problemi ve bu sınırların toplumların kültürlerinde, bireylerin yaşamlarında yarattığı travmalar komedi yoluyla sunuluyor izleyiciye. Gelelim, izlenecek tiyatro listenize bu oyunu neden katmanız gerektiği kısmına…

Beklentinin üstünde bir komedi

Tiyatro, sinema ve televizyonu saran sulu zırtlak komedilerden sıkılanlara (hatta tiksinenlere) peşinen söyleyelim, Parkta Güzel Bir Gün komik olmaya çalışmayan ama sizi baştan sona güldürecek bir oyun. Zaten konusunu okuduktan sonra böyle yüksek doz bir güldürüyü beklemediğiniz için kahkahalarınıza şaşkınlık da ekleniyor. Değişik bir duygu… Tabii kendiliğinden sizi içine alan bu komedinin “kör göze parmak” olmamasında oyunculukların doğallığı, aynı doğallıktaki sahne tasarımı, metaforlara ihtiyaç duymayan rejinin rolü büyük.

Hiç düşmeyen bir tempo

Tempo deyince aklınıza bol giriş çıkışlı, koşturmacalı, danslı bir şeyler gelmesin. Hikayenin seyri, repliklerin ritmi ve tonu, bir ara dalıp oyundan kopmanıza müsaade etmiyor asla. Oyun tek perde ve 75 dakika sürüyor.  Ancak oyuncular selama çıktığında “aaa bitti mi?” hissi gelmiyor değil.

Günümüzle bağ kurmak isteyene açık çek

Her ne kadar isimler yabancı olsa da Mert Fırat’ın canlandırdığı güvenlik muhafızı karakterinin Anadolu ağzıyla konuşması, baştan oyunun bizleştirilen kısımlarından, evet… Ancak halihazırda “sınır” gibi oturduğumuz sokaktan dünyanın öbür ucuna kadar her yeri ilgilendiren bir konuyu günümüzle iliştirmemek mümkün değil. Hadi kendimize ayna tutmuyoruz diyelim, yanı başımızda Ortadoğu’da, Ukrayna’da ya da İngiltere’deki sıcak “sınır” meselelerini tekrar hatırlatan, kendi dünya görüşümüze göre yeniden yorumlatan bir yönü de var. Diğer yandan oyunun bir parkta geçmesi akıllara hemen Gezi Parkı’nı da getiriyor. Yönetmen Kemal Aydoğan, bu oyunu Gezi Parkı düşünülerek özellikle seçmediklerini ama tiyatro olarak günümüzle bağ kurma çabalarında güzel bir tesadüf olduğunu belirtiyor (bir söyleşimizde).

Not: Oyunun programı Moda Sahnesi‘nden takip edilebilir.

KADIKÖY’DEKİ TİYATRO SAHNELERİ LİSTESİ İÇİN TIKLAYIN 

Parkta Güzel Bir Gün oyununu izlemek için 3 neden

Yorum yapılmamış

Yorum yaz

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Önceki liste

Galatasaray-Galata hattında gezilecek 10 galeri

Sonraki liste

The Following dizisini izlemek için 5 sebep

Hanife Yaşar

Hanife Yaşar