YEME İÇME

Ramazan sofraları için 4 geleneksel yemek tarifi

Yine bir Ramazan ayında birlikteyiz ve tabii ki klasik “Nerede o eski Ramazanlar” repliği herkesin dilinde. Nerede olacak ayol tabii ki evlerde! İşte bu yüzden 4 geleneksel yemek tarifi ile karşınızdayım.

Her ne kadar büyüyüp evden ayrılsam da baba evinde Ramazan aynı şenlikle devam ediyor. Bütün gün bir rehavet eşliğinde geçse de iftara saatler kala tatlı bir koşuşturma başlıyor. Herkesin bir görevi vardı eskiden ki hâlâ çok değişmiş değil. Babam komşumuzun minnoş fırınından çıkan sıcacık pidelerden sorumluyken, annem ruh hali ve acarlık kapasitesine göre çeşitli menüler hazırlar hep. Ben de çatpat tarifini vermeye çalıştığım favori listemi sizlerle paylaşıyorum. Geleneksel bir sofra hazırlamak isteyenlere 4 geleneksel yemek tarifi…

Ayran aşı çorbası 

ayran-asi-corbasi

1 çay bardağı yeşil mercimeği üzerini örtecek kadar su ekleyip güzelce haşlıyoruz. Sonra içine 1.5 çay bardağı kesme hamur (yoksa erişte de olur) ekliyoruz. Mercimeğin sıcaklığıyla hamurumuz da pişiyor. Gerekirse azcık su ekleyebilirsiniz pişirmeye devam etmek için. Ayrı bir yerde tereyağını eritip içine nane ekledikten sonra bu mercimekli hamurlu karışımın içine döküp güzelce karıştırıyoruz. Şimdi elimizde bulamaçtan hallice kara bişi olacak, bir tencere dolusu. Hemen burun kıvırmayın, dünyanın en tatlış çorbalarından biri bu. Bitirip tadına bakınca oooh miiss! Son adımımız ise bir sürahi buz gibi sarımsaklı ayran yapmak. Tabaklara koyduğumuz 2-3 tahta kaşık mercimeğe sürahiden ayran ilave ederek, istediğimiz kıvama kadar açıyoruz ve “ola laa” diyoruz bebişler.

Tandır 

tandir

Ay adı sizi korkutmasın, bu tam bir tembel yemeği ve aynı zamanda geleneksel yemek tarifi elbette. Efendim bir adet kuzu kolu alıyoruz kasaptan ki kendisi takriben 1.5 kg kadar ediyor. Bence lezzet olarak pirzolayı döver, üstelik neredeyse onun yarı fiyatı bir maliyeti var. Neyse bu kuzu kolunu kasapçığımıza rica ederek 5-6 parçaya böldürüyoruz. Eve geliyoruz bir çelik tencereye etlerimizi tuzlayıp biberleyip yerleştiriyoruz. Yağa gerek yok, kendi yağı yeterli. Sonra 2.5-3 saat kadar mum gözünde pişiriyoruz. Çevirip bir yarım saat de diğer yüzlerini pişirebilirsiniz, bu kısım opsiyonel. Şimdi aranızda mum gözü nedir bilmeyenler vardır kesin, sorun değil bebişlerim. Mum gözü hani ocağı tam kapatacak gibi yaparsınız da kapatmazsınız ya, hah işte o belli belirsiz yanan kısmı. Süre sonunda tandırınız hazır, çıkartın tencereden tel tel aksın etleriniz. Çok kolaymış değil mi? Ne gerek var tandırcılara dünya kadar para vermeye, mis gibi otur evinde ye!

Bulgur pilavı

bulgur-pilavi

Bu tandıra en çok ne yakışır derseniz, babane tandır pilavı derim. Babanem bunu ciğerli yapardı ama tandır olacağı için ciğere gerek yok. Hem o kadar etli şey yenmez, gut olursunuz mazallah bebişler. Bu bulgur pilavımız klasik 1’e 2 ölçüsünde (1 su bardağı bulgura 2 su bardağı su). Önce iki kaşık tereyağını eritip içine bulgurlarımızı atıp 2-3 dk kavuruyoruz. Sonra içine bu pilavı şaheser yapacak olan 2 diş sarımsağımızı doğruyoruz, suyumuzu, tuzumuzu ekliyoruz ve kısık ateşte üstü böyle göz göz, delik delik olana kadar pişiriyoruz. On dakika dinlendirdikten sonra karabiber serpip dev bir tabağa alıyoruz. Üzerine de tandırımızı didikleyip koyuyoruz. Yanına da işte salata, cacık canınız ne isterse.

Güllaç

gullac

Geleneksel yemek tarifi listemizin sonuncusu ise tam bir premses, tam bir dünya güzeli: Güllaç! 1 paket güllaçı gidip marketten alıyorsunuz. İçinde takriben 10 yaprak filan oluyor. 1,5 litre süte 3 su bardağı şeker ekleyip kaynatıyoruz. Sonra sütün ılık hale gelmesi için bekliyoruz. Tepsimize bir yaprak güllaç koyup üstüne şekerli ılık sütümüzden döküyoruz, sonra bir yaprak daha bir yaprak daha, bir yaprak daha derken yarısını bu şekilde sütle ıslata ıslata diziyoruz. Şimdi en janjanlı kısmı gelsin; fındıklar, cevizler, bademler canınız ne çektiyse artık üstüne dövülmüş bu bebişleri bolca serpiyoruz. Sonrasında kalan güllaç yapraklarını da tek tek sütle ıslata ıslata diziyoruz. Sonrası sabır kısmı artık. Bekleyin sütü iyice çeksin, dolapta da azıcık soğutun oh mis! Üzerini süslemek sizin yaratıcılık kapasitenize kalmış valla. Nar mı koyarsınız, çilek mi koyarsınız yoksa sade mi bırakırsınız bilemem.
Ramazan sofraları için 4 geleneksel yemek tarifi

Yorum yapılmamış

Yorum yaz

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Önceki liste

Baba kız ilişkisini anlatan 8 film

Sonraki liste

Bozcaada denilince akla gelen 6 şey

Biricik Bardot

Biricik Bardot