SİNEMA

Seyircinin izlemeyip tedavülden kaldırdığı 8 yerli dizi

Çoğu dizi büyük beklentilerle hatta bir o kadar büyük tanıtımlarla yayın hayatına başlar. Ancak seyircinin hangisinin devam edip hangisinin erken veda edeceğine karar verdiği o malum süreçle işler değişir. İşte bu sınavda başarısız olmuş ve unutulmaya yüz tutan 8 yerli dizi.

Yazın gelmesiyle birlikte kimi yurttaşlarımız tatil yaparken, geri kalan çoğu kişi evde yeni çıkan her yerli dizi için jürilik yapacak. Kimi yeni çıkmış oyuncuların yıldızını parlatırken nice yıldızları ve yapımları söndürecekler. Özetle yaz dizilerinden hangilerinin uzun ömürlü olacağına karar verecekler. Peki, daha önce hangi senaryoları sevmemiş, hangi göğe çıkardıkları sanatçıları bir anda harcamışlar bakalım…

Yangın Ayşe “kül” oldu

yangin-ayse

Star Tv’de Yangın Ayşe adıyla 2000 yılında yayınlanan dizide, Mahallenin Muhtarları’nda üne kavuşan Aydan Burhan baş roldeydi. Jenerik müziğini Serdar Ortaç’ın üstlendiği dizinin hikayesi belli ki seyirciyi pek ikna etmedi. Üzerine Aydan Burhan’ın verdiği demeçler ve röportajlar yıldızının sönmesine neden oldu. Öyle ki ardından verdiği çıplak pozlar bile önlenemez düşüşünü durdurmaya yetmedi.

Bir romantik komedi klasiği Limon Ağacı 

limon-agaci

İşte şu aralar gark olduğumuz romantik komedi akımının örneklerinden. Tabii 2008 yapımı bu yerli dizi 60 dakikaydı, şimdiki gibi 90 dakika değil. Kasabalı kız Peri (Serenay Sarıkaya) ile şehirli zengin genç Kaan’ın (Kaan Urgancıoğlu) yollarının kesiştiği dizide, Sinan Çetin yönetmen koltuğundaydı. Ayrıca Sandy Tolan’ın aynı isimle bir kitabı olduğunu da hatırlatalım.

Canını Yediğimin İstanbul’u reyting pastasından yiyemedi

canini-sevdigimin-istanbulu

2009 yılında seyirci karşısına çıkan Canını Yediğimin İstanbul’u adlı yerli dizi, tüm kriminal olayları bilime dayalı yöntemlerle çözmeye çalışıyordu. Bunun üzerine Amerika’da uzmanlaşmış kadın komiser yardımcısı (Tuba Ünsal) ile olayları “Yaparız ya!” edasıyla bizim gibi çözmeye çalışan, şansı yaver başkomiserin türlü maceraları pek rağbet görmedi. Ha şimdi Fringe izliyor bu seyirci, o ayrı… Bu konu seyircimizi gece 12’den sonra tutuyor ki türevleri şu an gece yarısından sonra oynuyor. Böyle bir hikayeyi bir tutturamadık ama şükür Arka Sokaklar var!

Heidi’ye selam çakan Kış  Masalı

kis-masali

2009 yapımı ve 11 bölüm oynatılan dizinin esas oğlanı Cemal Hünal’dı. Kadın izleyici bu diziyi şaha kaldırır düşüncesi, konunun önüne mi geçti bilinmez ama masal gibi bir aşk vardı dizide. İhtiras da eksik değildi hani. Ancak çekirdek bir aile içinde kısır kalan konusu, seyirciyi pek tatmin etmedi. Esmer (Duygu Yetiş), Toroslar’ın eteklerinde dağlar kızı Heidi gibi şifalı bitkiler de topluyordu üstelik. Şimdi Heidi’ye dönüp bakınca göreceksin seyirci; bu diziyi erken kurban ettin reytinge…

Türkan, bir ilkti ama yine de olmadı! 

turkan

Senaryosunu Oya Yüce’nin yazdığı 2010 yapımı dizide, Pınar Öğün, Saygın Soysal ve Özgürcan Çevik baş rollerindeydi. Türkiye’de ilk defa bir biyografi üzerinden dizi yapıldı ama 26 bölüm ayakta kalabildi. Ayşe Kulin’in Tek ve Tek Başına adlı eserinden esinlenerek yazılmıştı üstelik. Velhasıl seyirci üzerinde bir deneme yapıldı ama bünyeye çok fazla geldi bu. Eee tabii, seyirci plazalardaki entrikalarla biraz olsun kendi hayatının mücadelelerinden uzaklaşıyordu. Ne gerek vardı şimdi? Bu konu dizi olarak tutmadı özetle. Film olsaydı belki…

“Kızım Nerede” sorusuna hâlâ cevap yok

kizim-nerede

2010 yılında seyirci karşısına çıkan bu yerli dizi, ülkenin tanınmış iş adamlarından Zafer Demiray’ın kızı Zeynep’in kaybolma hikayesini konu ediyordu. Baş rollerinde Hüseyin Avni Danyal ve Ece Uslu’nun oynadığı dizi, 26 bölüm dayanabildi. Yakın zamanda Özgecan cinayetiyle  tekrar görünür hale gelen onlarca vak’ayı düşünüce, seyircinin böyle bir diziyi kaldırmaması normal herhalde…

Her Şeye Rağmen olmadı, olamadı…

herseye-ragmen

2011 yapımı bu yerli dizi, adı daha ihtiraslı olsa ve de daha özenle seçilmiş bir hikaye anlatsaydı, tutar mıydı? Tutardı belki de! 1930’lu yıllarda başlayıp, 1940’larla devam eden ve Ege’de geçen dönem hikayesiydi Her Şeye Rağmen. Haksız yere idam edilen Mehmet, idam kararını veren hakimden öç almak için kasabaya geri dönüyordu. Ancak dizinin ömrü vefa etmedi. Buradan ATV’nin dönem dizisine verdiği öneme de dikkat çekmek lazım. Bak Ruşen Amcanın oğlu Karadayı’ya, ne de güzel tutturdu. Türkan Şoray sağ olsun (Karadayı’nın daha önce Türkan Şoray ile çekilmiş versiyonu var)!

Kurt Seyit ve Şura da olsa Kıvanç’ı yedirtmeyiz!

kurt-seyit-ve-sura

Kurt Seyit ve Şura, romandan uyarlanan 2014 yapımı bir yerli dizi olarak seyirciyle buluştu. Dizide yurdumuzun gururu, “Bizde de böyle erkekler var” dedirten adam Kıvanç abimiz, Kırımlı Türk bir asker olarak karşımızdaydı. Ama kimse izlemedi, izletemedik! Senaryoyu İstanbul’a taşıdık, “Hah şimdi izlenir” dedik. Yine olmadı… Biz kafasını direksiyona vura vura ağlayan adamı sevdik. Kırımlı Türk’e şöyle bir bakıp “O tam bizden, kaptırmayız Kırım’a, Gürcistan’a, Bağdat’a” dedik, ondan herhalde. Neyse tutmayınca tutmuyor, sağlık olsun!

Yorum yapılmamış

Yorum yaz

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Önceki liste

İstanbul Modern Açık Hava Sineması'nda 3 gün

Sonraki liste

Türkiye'de gezilecek en güzel kanyonlar

Alain Delon

Alain Delon

Türkiye asıllı, jön görünümlü, halkın adamı olarak, çiftçiyle, esnafla konuşur. Halkın içinden çıkmayan, zincir halkası gibi, toplumun bir üyesi. Yazma ve konuşma biliyor. Çarpım tablosunda 9'lara kadar halen ezbere saymaya çalışıyor.