GEZİ

Üçüncü köprü bitmeden gitmeniz gereken 5 yer

Üçüncü köprü tartışmaları süredursun, köprünün ayakları iyice yükseldi bile… Bu değişimden en çok civardaki küçük yerleşim bölgeleri nasibini alacak gibi. Hepsi hala bakir kalmış, İstanbul’un gürültüsünden uzak bu köylerin çehresi de büyük oranda değişecek. Dolayısıyla üçüncü köprü bitmeden şu 5 yeri görülecekler listesine alın deriz.

Poyrazköy

Poyrazköy

Poyrazköy

Poyrazköy, tipik bir Karadeniz köyü aslında. Karadeniz iklimi hüküm sürerken, yaşayanların çoğu da balıkçı. Sahilindeki balık restoranları oldukça keyifli. Temiz hava, yanı başınız deniz ve kumsal, taze balıklar… Daha ne ister ki insan! Diğer taraftan sahilinde kendi malzemelerinizi getirip piknik de yapabilirsiniz. Burada denize girmek de mümkün. Üçüncü köprü inşaatını gün be gün izleyeceğiniz Beykoz’a bağlı bu köyde küçük bir tarihi tur yapmak isterseniz Poyraz Kalesi’ne çıkabilirsiniz. Sonra manzaralı köy kahvesinde kahvenizi içersiniz.

 

Anadolu Feneri

Anadolu Feneri

Anadolu Feneri

Poyrazköy’ün biraz ilerisinde. Orijinal halini koruyan nadir fenerlerden biri. Saat 16.00’ya kadar bahçesine girip muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz. Sağ tarafınız Karadeniz, sol tarafınız üçüncü köprü inşaatı. Buranın meşhur balıkçısı ise fenerin hemen yanındaki Kaptan’ın Yeri. Ama Buse Cafe, Fener Balık Restaurant’ı da deneyebilirsiniz. Sakin bir pazar günü için rotanızı Anadolu Feneri’ne çevirebilirsiniz. Siz garanti, kısa bir tatile çıkmışsınız gibi olacak.

 

Rumeli Feneri

Rumeli Feneri

Rumeli Feneri

Sarıyer’e bağlı bu balıkçı köyü, tam Anadolu Feneri’nin karşısında. Burada da tabii ki manzara eşliğinde balık restoranlarında keyifli saatler geçirebilirsiniz. Cenevizlerden kalan bir kalesi, fenerin içinde de Sarı Saltuk Dede’nin türbesi var. Rumeli Feneri’nin yolu ayrıca keyifli. Çocuğunuz varsa mutlaka götürün. Ona etrafı, kayalardan oyulmuş limanını, muhteşem doğasını gösterip bol bol fotoğraf çekin. 10 yıl sonra böyle bir yer kalmamış olabilir.

 

Garipçe

Garipçe

Garipçe Köyü

Rumelikavağı ve Rumelifeneri arasında kalan gerçek bir balıkçı köyü Garipçe. Hafta sonları şehrin keşmekeşinden kaçıp gelen İstanbulluların en şirin sığınaklarından biri. Deniz kenarında konuşlanmış iki mekanda kahvaltı edebilir ya da diğer öğünler için tercih edebilirsiniz. Martı sesleri ve kıyıdaki takalar eşliğinde huzurlu saatler geçirebileceğiniz bir yer.  Etrafta gezilecek pek bir yer yok ama hemen yakınındaki küçük tepeye tırmanıp muhteşem deniz manzarasına mazhar olabilirsiniz. Oldukça kolay ve huzurlu bir yolu var, sadece yolculuğu bile sizi dinlendirebilir. üçüncü köprü

 

Demirciköy

Demirciköy

Demirciköy

Yine giderken üçüncü köprü ile karşılaşacağınız, nispeten uzun ama doğayla iç içe bir yolculukla tanışacağınız bir yer Demirciköy. Zekeriyaköy ve Kilyos arası olarak düşünebilirsiniz. Sadece mental olarak değil, fiziksel olarak da gerçekten kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için davetkar olduğunu söyleyelim. Bu bölgenin en popüler mekanı Uzunya, ya kahvaltı ya da balık yemek için sessiz sakin bir koyda sizleri bekliyor. Burası da hafta sonları çok kalabalık olduğundan önceden rezervasyon yaptırmalısınız. Plaj, restoran, çayır çimen, tırmanmaya müsait tepecikler… Ne ararsanız var. Yemek sonrası mevsimine göre ister yürüyüşe çıkın ister denize girin. Özellikle çocuklar ve evcil hayvanlar için tam bir oyun cenneti. Mekanın yanındaki karavan kamp alanı da ayrı bir hava katıyor. Fotoğraf makinenizi almayı unutmayın!

 

Yorum yapılmamış

Yorum yaz

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Önceki liste

1970'lerden en güzel Zeki Alasya filmleri

Sonraki liste

Damak çatlatan 10 yemek temalı film

Ege Aksoy

Ege Aksoy

Popüler kültüre dair hemen her konuda yazmaktan geri duramaz. Çiçekleri sever, bir de geceleri. 28 yaşında. Sıkıcı iş hayatından kendine yeni bir kapı aralama derdinde...