GEZİYaşam

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nden 8 arkeolojik yer

Binlerce yıldır pek çok medeniyetin kurulup yıkıldığı bu topraklar, tarihe ve arkeolojiye merak duyanlar için sürprizlerle dolu. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş veya aday listede olan bu 8 arkeolojik yeri, gezi programlarınız arasına almalısınız.

Nemrut (Adıyaman)

1987 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Nemrut Dağı, Helenistik Dönemin en görkemli kalıntılarından biri. Dağın yamaçlarında hükümdarlık yapmış olan Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için yaptırdığı (kayıp) mezarı, anıtsal heykelleri ve benzersiz manzarası ile masalsı bir yer. 8-10 metre yükseklikteki dev heykeller, kireçtaşı bloklarından yapılmıştır. Foto: Zeynep.

 

Hattuşa

Hattuşa (Çorum)

1986’da UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Hattuşa, MÖ 17. ve 13. yüzyıllar arasında Hitit İmparatorluğunun başkentiydi. Yapılan kazılarda beş kültür katı ortaya çıkmıştır. Bu katlarda Hatti, Asur, Hitit, Frig, Galat, Roma ve Bizans dönemlerinden kalma kalıntılar bulunmuştur. Hattuşa’ya giderseniz, şehir suru, kapılar, tapınak ve saray kalıntılarını görebilirsiniz. Diğer eserler Boğazkale ve Çorum müzelerinde yer alıyor. Foto: MCAD Library

 

Çatalhöyük

Çatalhöyük (Konya)

Malum insanlığın gelişiminde en önemli evrelerden biri, yerleşik toplumsal hayata geçiştir. Çatalhöyük, yerleşik hayata geçişle birlikte, tarımın başlangıcı ve avcılık gibi önemli sosyal değişim ve gelişmelere tanıklık eden bir neolotik kentti. Burası görebileceğiniz en ilginç arkeolojik alanlardan biri. Şöyle ki, tarihi günümüzden 9 bin yıl önceye dayanan bu bölge, içlerine çatılardan girilen birbirine bitişik evleri ve sokağı olmayan yerleşimiyle eşsiz bir yapıya sahip. Bu höyüklerde kesintisiz olarak 2 bin yıl yerleşim devam etmiş. Dolayısıyla da 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiş.

 

Pergamon

Pergamon (İzmir-Bergama)

MÖ 3. yüzyılda Attalos Hanedanlığı’nın kurulmasıyla Attalos Krallığı’nın başkenti ve resmi ikametgahı olan Pergamon antik kenti, Athena Kutsal Alanı, Zeus Sunağı, Asklepieion ve Kızıl Avlu gibi önemli kutsal yerleriyle öne çıkıyor. Pergamon gerçekten büyük bir kentmiş. Öyle ki dünyanın en dik tiyatrolarından biri olan Pergamon tiyatrosu, vakti zamanında 10 bin kişilik kapasiteye sahipmiş. Ama bu antik şehrin neredeyse tamamı artık Bergama’da Berlin‘de. 1870’lerde Batı Anadolu’nun demiryolu inşasında çalışan Alman mühendis Carl Humann antik kenti bulmuş. Ve birkaç yıl içinde Berlin’deki Pergamon Müzesi’ne taşınmış… Müzenin gerçekten çok etkileyici olduğunu belirtmek gerek.

 

Zeugma

Zeugma (Gaziantep)

Fırat kıyısında yer alan Zeugma Antik Kenti, MÖ 300’de Büyük İskender tarafından Selevkia Euphrates adıyla kuruldu. Kommagene Krallığı’nın dört büyük şehrinden biri olan kent, MÖ 31’den itibaren Roma İmparatorluğu’na bağlandı ve “geçit'” anlamına gelen Zeugma adını aldı. Böylece en ihtişamlı dönemi başladı. 90’ların sonunda GAP kapsamında inşa edilen Birecik Barajı’nda su tutulmaya başlanmasıyla birlikte antik kentin sular altında kalacak bölümlerinde kazılar yapıldı. Çıkarılan mozaik, fresk ve buluntular bugün Zeugma Mozik Müzesi’nde sergileniyor. Bölge, UNESCO Dünya Mirası Aday Listesi’nde. Foto: Onur Kocatas

 

Efes

Efes (İzmir)

Efes Antik Kenti, 6 Temmuz 2015 itibariyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girdi. 1994 yılında başlayan süreç ancak tamamlandı. Kuruluşu Cilalı Taş Devri MÖ 6000 yıllarına dayanan Efes, Klasik Yunan döneminde İyonya’nın 12 şehrinden biriydi. Sonrasında Roma çağlarında en görkemli dönemlerini yaşadı. Roma İmparatoru Augustus zamanında, Asya Eyaleti’nin başkenti oldu ve nüfusu o dönem (MÖ 1.-2. yüzyıl) 200 bin kişiyi aştı. Bu dönemde her yer mermerden yapılmış anıtsal yapılarla donatılmıştır. Dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı burada yer alıyor. Foto: Christopher Chan

 

Göbeklitepe

Göbeklitepe (Şanlıurfa)

Tam olarak bilinmemekle birlikte Göbeklitepe’nin tarihi, günümüzden en azından 11.600 yıl öncesine gidiyor. Şöyle düşünün, Mısır piramitlerinden 7500 yıl daha eski. En önemli özelliği ise dünya üzerindeki bilinen ilk tapınağın burada olması. Bölgede 20 tapınak tespit edilmiş, şimdiye kadar bunların altısı günyüzüne çıkarılabilmiş. Zaten Göbeklitepe’deki arkeolojik kazı çok değil, 1995 yılında başladı. Yani yüzyıllarca toprak altında kalmış bir yapıdan bahsediyoruz… UNESCO Dünya Mirası adayları arasında yer alıyor. Foto: Bruce Henschel

 

Troya

Troya (Çanakkkale)

Homeros’un İlyada’sında bahsi geçen Truva Savaşı’nın gerçekleştiği antik kenttir. 1870’lerde Alman amatör arkeolog Heinrich Schliemann tarafından keşfedildi ve 1998 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. Kazı tarihçesi açısından modern arkeolojinin doğduğu yer olarak kabul edilir. Kazılarda tarih boyunca 10 farklı kente ait bulgular bulunmuştur ve çıkan eserlerin bir kısmı da Almanya ve Rusya’dadır. Foto: M Reza Faisal

 

Yorum yapılmamış

Yorum yaz

Your email address will not be published.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Önceki liste

En güzel 10 sanatsal öpücük

Sonraki liste

ilk randevu için 4 hayat kurtaran kombin önerisi

Ece Koçal

Ece Koçal